Genelkurmay Askerî Savcılığı “İrticayla Mücadele Eylem Planı için “külliyen yalan” dedi.
Ama Askerî Savcılık’ın kendi açıklamasında atıf yaptığı dört rapor böyle söylemiyor.
Jandarma Kriminal’in raporuna göre belgedeki imza Albay Dursun Çiçek’in imzasına benziyor ama fotokopi olduğu için net bir şey söylenemez.
Adli Tıp da aynı sonuca varmış.
Yani bu iki rapora bakıp Askerî Savcılık’ın yaptığı gibi “Bu belgeyi Dursun Çiçek hazırlamamıştır, soruşturmaya gerek yok” denilemez. En azından soruşturma sürdürülür.
Bizzat Askerî Savcılık’ın TÜBİTAK’a yaptırdığı incelemeden ise “Belgenin orijinalinde bulunmayan unsurların belgeye sonradan eklendiğine ilişkin olağandışı bir görüntüye rastlanmadı” sonucu çıktı.
Yani Genelkurmay’dan gazetelere servis edildiği anlaşılan “Çiçek’in imzası alındı, belgeye monte edildi sonra da fotokopi ile izler silindi” komplo teorisini en azından şüpheli hale getirdi bu rapor. (Bu arada Milliyet’in haber kaynağı da bu açıklamayla deşifre olmuş oldu.) Yani Askerî Savcılık’ın yaptığı gibi fotokopi tezinin arkasına saklanılamaz.
Ve en vahimi. Emniyet’in Çiçek’in Askerî Savcılık’a verdiği imzanın hem belgenin altındaki hem de daha önce attığı 20 farklı imzadan farklı olduğunu ortaya koyan yani “Çiçek Askerî Savcılık’a sahte imza attı” diyen raporu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.