
Nagehan Alçı, geçen hafta Akşam’da Ahmet Kaya için zamanında yazdığı “Yalancı haysiyetsizin biridir. Avantayı nereden buluyorsa ona göre bağırır. Bugün PKK’nın para dağıttığını görünce PKK’lı, yarın travestiler dağıtsın onlardan. Siz paradan haber verin Ahmet’e” yazıları nedeniyle Ertuğrul Özkök gibi muhasebeye çağırdı Fatih Altaylı’yı.
Cevap: Herkese yavşak dedikten sonra, bir de başlıktan bir meydan okuma ile geldi: Şerefsiz misiniz?
Böyle bir cümleyi çok satan bir gazetenin genel yayın yönetmeninin köşesinin başlığında görmenin, bunun olağanlaşmasının, bir gram akıl olmayan bu üslubun medya polemiği muamelesi görmesinin şokunu atlattıktan sonra bu soru üzerinde ciddi ciddi düşündüm?
Acaba biz şerefsiz miyiz?
Ne tesadüf devlet-PKK görüşmelerinin başladığı 1997 yılında, aniden Lübnan’ın Bar Elias kentinde Öcalan’la görüşen, bu görüşmesi terörle mücadele yasası yüzünden Kanal D’de yayınlanmayınca (giderken bunu bilmiyor muydu), ham kasetleri MİT’e teslim etmiş, (bizzat kendisi yazdığı için biliyoruz) bu görüşmeyle ilgili Yenimahalle’de MİT’e brifing vermiş;
1996’da Kardak’a bayrak dikmiş, Öcalan İtalya’dayken Öcalan’ı geri getirmeye gitmiş, İtalyan sokaklarında eylem yapmış;
1998’de üniversite kapısında gösteri yapan başörtülü kadınlara “fahişe” demiş, daha yakın zamanda “Yolda önümü kesen başı örtülü bir bayan bana; Büyüklerimiz başörtülülerin okullara, üniversitelere girmesi için uğraşıyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.