1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:28
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 26.07.2009
Yıldıray Oğur
Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında...
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... Yıldıray Oğur - Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında...
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Derin devletin sorgulandığı, sistemin pisliklerinin teşhir edildiği bir haberle karşılaştığınızda bir gözünüz Hürriyet gazetesinde olsun. Devlet az sonra oradan bildirecek çünkü. Zor durumda kalan, köşeye sıkışan paşa, emniyetçi, Ergenekoncu, JİTEM’ci az sonra ilk kez Saygı Öztürk’e konuşacak.

Yakın tarihimiz bunun örnekleriyle dolu.

Susurlukçu Korkut Eken mi sorgulandı. Az sonra Hürriyet’e “Efsane yarbay”ın “terörle mücadelenin simge ismi” olarak kahramanlık hikâyeleri düştü.

Şemdinli’de “iyi çocuklar” kıskıvrak yakalanıp 49 yıl’a mı mahkûm edildi. Onları serbest bırakacak PKK itirafçılarının dosyaya giren ifadeleri önce Hürriyet’e sızdı.

Nokta
dergisi darbe günlüklerini mi yayınladı.“Hedefteki Paşa” Özden Örnek içini ilk kez Hürriyet’e ve pek tabii ki Saygı Öztürk’e döktü.

Hrant Dink cinayetinde aslında polis ve askerin bir ihmali olmadığı, emri verenin Yasin Hayal olduğu hikâyesi de aynı kanalı kullanarak dolaşıma girdi, Tuncay Güney’in çok tutan hahamlık hikâyesi de.

Aktütün Baskını’nın aslında bir ihmal değil kahramanlık destanı olduğunu ilk kez ve sadece ondan okuduk. Ölüm kuyularının üstünü kapatmak için dezenformasyon küreği onun eline tutuşturuldu. Ergenekoncuların karşı propagandası onun üzerinden üzerimize boca edildi ve ihtiyaç oldukça daha da edilecek.

Böyle bir cephe gazete, böyle bir araştırmacı, levazımatçı gazeteci “Şerefli bir Türk Albay’ı PKK ile mücadele ettiği yıllar için” dokuz kez müebbetle yargılanırken, 30 yıllık savaş suçlarının yargı önüne gelme ihtimali ufukta belirmişken boş durabilir miydi?

Boş duranı devlet sever miydi?

Durmadı.

Kayseri İl Alay Komutanı Albay Temizöz hakkında “20 kişinin ölüm emrini vermek”, “terörle mücadele adı altında bir suç teşekkülü kurmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianamedeki gizli tanıklar Sokak Lambası ve Tükenmez Kalem’in ifade vermekten caydığı ‘müjdesi’ yine ilk Hürriyet’e ve ona sızdırıldı.

Haber baştan aşağıya “Şerefli Türk askerine iftira fos çıktı” havasındaydı.

Haberin içine “İfadeleriyle Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz’ün 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsinin istenmesine neden olan gizli tanıklar”, “İfadeleriyle davayı şekillendiren gizli tanıklar...” cümleleriyle bütün iddianamenin bu iki gizli tanık üzerinde kurulduğu vurgusu özenle yerleştirilmişti.

Haberde yer verilen gizli tanıkların “Tanıklığı kurtuluş olarak gördüm. Gizli tanık olarak verdiğim ifade esnasında çeşitli konularda söylemediğim, tahmine, yoruma dayalı olan şeylerin de ifademde geçtiğini fark ettim” sözleriyle ise bu işin ‘orduyu yıpratmaya dönük bir başka kumpas’ olduğu mesajı veriliyordu.

Müjdeli haber çabuk yayıldı.

Bir başyazar “Vatanına ihanet etmiş suçluların yapacağı ‘gizli tanıklık’lara hemen inanmak adalete ve insan onuruna karşı cinayettir” diye son noktayı koydu, gazeteciliğin Tükenmez Kalemi’ni kırdı.

111 sayfalık iddianameyi okumaya ne gerek vardı ki. Hazır okunmuşu vardı nasıl olsa.

Kötü haberi ben vereyim.

İddianamenin ayakları yere sağlam basıyor.

Çünkü savcılar bugüne kadar bahsedilen cinayetlerle ilgili alınmış bütün tanık ifadelerini ve yapılmış tüm suç duyurularını incelemişler.

İddianamenin üzerine oturduğu ve en çok atıf yapılan ifade, Midyat M Tipi Cezaevi’nde yatan Albay Temizöz’ün suç ortağı Kamil Atak’ın kardeşi, olan bitenin bizzat tanığı ve de faili olan Mehmet Nuri Binzet’e ait. İddianame onun ifadesiyle açılıyor.

“Albay’ın suç örgütü” tarafından sekiz kişinin nasıl öldürüldüğünü ayrıntılarıyla anlatan kardeş Binzet’in ifadeleri sözde de kalmıyor. Savcılık Binzet’in ifadeleriyle keşfe çıkıyor, bahsettiği sorgu odalarını tam da gösterdiği evlerin bodrum katında buluyor.

Tükenmez Kalem ve Sokak Lambası’nın ifadeleri, evet iddianame için oldukça önemli, kafadan atılamayacak kadar da ayrıntılarla dolu. Ama o ifadeler iddianamede hem Mehmet Nuri Binzet’in ifadeleriyle hem birbirleriyle hem de olaylarda yakınlarını kaybedenlerin ifadeleri ve somut bulgularla birbirini teyit ettiği noktalarda kullanılmış.

Yani iddianamede Albay Temizöz’e yalnızca gizli tanık ifadelerine göre yöneltilmiş tek bir suçlama yok.

Ayrıca iddianamede gizli tanık veya itirafçı olmayan, aralarında o dönem Albay Temizöz’ün emri altında çalışan karakol komutanlarının olduğu başka pek çok tanığın ifadeleri de yer almış.

Yani yaşlı bir adamı çırılçıplak ve aç bir vaziyette 15 gün boyunca bir karınca yuvasının üstüne oturtup işkence ettirdiği ve sonra öldürttüğü iddia edilen Albay’ı savunmak da, o Albay’ın nasıl olup da 15 yıl boyunca terfi ettirildiğini açıklamak da bu kez zor gözüküyor.

Gazeteciliğin “Tükenmez Kalemi”ni kırıp bu işe heves edenlere önemle duyurulur.

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Gazeteciliğin ‘Tükenmez Kalemi’ kırıldığında... - Yıldıray Oğur
03.09.2010 05:28:51