Yok korkmayın. Devir değişti, Genelkurmay da değişti ve Taraf yazarları karargâh koridorlarında bir Fikret Bila, bir Murat Yetkin, bir Aslı Aydıntaşbaş gibi seke seke dolaşmaya başlamadı.
“AKP orduyu da ele geçirdi” diye büyük bir siyasi saçmalıktan kendine teselli ideolojisi üretenler, dokuz yıllık AKP iktidarı boyunca her AKP’nin üstünlüğüyle biten krizden sonra “Tamam artık AKP muktedir” demekten yorulmayanlar, “Askerlerin kaseti de çıkmadı niye istifa ettiler ki” diye etrafa boş gözlerle bakan CHP’liler, derhal “Ne güzel paşamızsın sen Necdet Paşa” frekansından yayına başlarken, bir zamanlar bu zamanlar göreve başlarken sevinç içinde kızkardeşinin başörtülü fotoğrafını bastıkları Kıvrıkoğlu’nun nasıl 1000 yıllık 28 Şubatçı çıktığını unutanlar dışında yeni bir şey yok...
Tabii Türkiye askerî vesayeti tasfiye etmeye çalışırken neredeyse vesayetler arası dayanışma için yol kesip, adam öldüren PKK’yı, “Ergenekon’un yerini yeşil Ergenekon almasın” dedikten üç cümle sonra bir aşiret liderini neden infaz ettiklerini anlatan PKK liderini, “generaller herhalde PKK’ya karşı başarısız oldukları için emekli edildi” düzeyinde siyasi gelişmelere vâkıf Kürt siyasetinin önde gelen isimlerini saymazsak...
O yüzden size Genelkurmay’ın bir gününü anlatacağım bugün.
Tekrar edeyim, henüz gidip görmek, bir karpuzlarını yemek nasip olmadı. Ama İnternet Andıcı iddianamesini okurken gidip görmüş kadar olduk. Ne demişler: Akredite olup çok gezen değil meraklı olup çok okuyan bilir...
İddianamede Genelkurmay’daki bir rutin günü anlatan kişi sivil memur Meryem Kurşun.
Meryem Hanım’ın anlattığına göre Genelkurmay’da gün gazeteleri okuyarak başlıyormuş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.