PARIS
24 Ocak 1990 İtalya’da savcı Felice Casson’un yürüttüğü Gladio operasyonu için tarihî bir gün.
Meclis’te kurulan araştırma komisyonuna ifade veren Başbakan Giulio Andreotti sonunda Gladio’nun varlığını kabul ediyor.
Aralarında sivillere yönelik kanlı katliamlar, Başbakan Aldo Moro’nun öldürülmesi gibi pek çok olayın arkasından NATO üyesi ülkelerde devlet içinde örgütlenmiş gizli bir yapılanmanın Strategy of Tension taktikleri çıkıyor. İtalya’da başlayan Gladio tartışması tüm Avrupa’ya yayılıyor.
22 Kasım 1990 Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye’de pek bilinmeyen çok sert bir Gladio kararı çıkıyor. (Yanılmıyorsam daha önce
Taraf’ta bir kez Sezin Öney karardan bahsetmişti. Bu karara dikkatimi yeniden çeken ise Paris’te tanıştığım Gladio konusunda çalışmış bir Fransız gazeteci oldu.)
Aşağıda o karar var.
Hâlâ orduyu yıpratmaktı, polisti, cemaatti, sivil darbeydi, muhalifleri sindirmekti, sahte imzaydı diye kısır bir döngüde süren Türkiye’deki tartışmaların bize özgü bir saray kavgası olmadığını hatırlatan 19 yıl önce alınmış bu kararı okurken “Evet tam da bizdeki durumu anlatıyor” diyeceksiniz.
Özellikle de bugün Dursun Çiçek’in tutuklanması gibi ‘sistemi aşil topuğundan vuran’ bir gelişmeden sonra o kararda söylenenler ve tavsiyeler daha da anlamlı hale geliyor.
İşte Avrupa Parlamentosu’nun 22 Kasım 1990’da Gladio ile ilgili aldığı ortak kararı:
B3 – 2021, 2058, 2068, 2078 ve 2087/90’ın yerini alan ortak karar A. Topluluğa bağlı birkaç üye devlette bazı Avrupa hükümetlerinin, 40 yıldır devam eden gizli bir gayrı resmî istihbarat ve silahlı operasyon örgütünü ortaya çıkarmış olduğu hususunu gözönünde bulundurarak,
B.
Yazının devamını okumak için tıklayın.