6 Eylül 1955’ten, 6 Eylül 2008’e...
Siz bakmayın postmoderniteyi küfür zanneden kuvvet komutanlarına.
“Medya, bazı akademik ve sermaye çevreleri ile sivil toplum örgütleri içine yuvalanan postmodern bir tabakanın” öncülüğündeki sağduyulu ve değişime açık bir toplumun dinamizmiyle Türkiye değişiyor.
6 Eylül 1955’te İstanbul’da Atatürk’ün evi bombalanmış yalanıyla sokaklara dökülen çağdaş şık hanımların, Cumhuriyetçi, milliyetçi şık beylerin öncülüğündeki çapulcular, azınlıkların mallarını yağmalamışlar, insanları öldürmüş, Türkiye’den kaçırmışlardı. Yıllar sonra Özel Harp Dairesi Başkanlığı yapmış emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu “6-7 Eylül de bir Özel Harp işiydi ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı” deyivermişti.
O karanlık günün üzerinden 53 sene geçti. 6 Eylül 2008’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül milli maç için Ermenistan’a gidecek.
Çünkü Türkiye değişiyor.
Unutmayın o Abdullah Gül de, bundan sadece bir yıl kadar önce askerî muhtıraların, sokaklara dökülen çağdaş şık bayanların, Cumhuriyetçi, milliyetçi şık beylerin linççi çığlıkları arasında, “muhteşem derin devlet operasyonlarını” boşa çıkararak o köşke çıkabilmişti.
Ve yine unutmayın ki bundan sadece bir yıl kadar önce şimdi Ermenistan için bavul toplanan o köşkte, Ermeni katliamıyla ilgili aykırı açıklamalarını gerekçe göstererek Türkiye’nin ilk Nobel ödülünü alan Orhan Pamuk’u tebrik dahi etmeyen Ahmet Necdet Sezer oturmaktaydı.
Türkiye çok hızlı değişiyor.
Bugün o eski cumhurbaşkanından geriye kötü hatıralardan başka hiçbir şey kalmadı. Ama onun büyük ayıp ettiği Orhan Pamuk bugün yeni romanıyla onlarca dilde tüm dünyanın gündeminde.
Demiştim Türkiye değişiyor.
6 Haziran 1997’de Ermenistan’ı PKK’ya füze temin etmekle suçlayan, ilişkileri iyice geren 28 Şubat’ın en önemli aktörlerinden Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Erol Özkasnak bugün emekli.
Yazının devamını okumak için tıklayın.