Yeni Zelanda eski Başbakanı Geoffrey Palmer başkanlığındaki BM Mavi Marmara Soruşturma Raporu’nu okuyorum.
Türkiye’nin “yok hükümde” ilan ettiği rapor, en azından dokuz sivilin nasıl öldürüldüğünü anlatırken dürüst.
Öldürülen dokuz sivilden beşinin sırtlarından, dördünün çok yakın mesafeden vurulduğu, İsrailli yetkililerin sivillerin neden ve nasıl öldürüldüğüyle ilgili yeterli bir izahat yapamadığı teslim ediliyor raporda.
19 yaşındaki Furkan Doğan’ın nasıl öldürüldüğünü anlatırken de sansürsüz ve dürüst rapor:
“Öldürülenlerden en azından biri yani Furkan Doğan fazlasıyla yakın mesafeden vurulmuştur. Doğan'ın, yüzünde, kafatasının arkasında, sırtında ve sol bacağında yaralar bulunmaktadır. Bu durum tanıkların da ifade ettiği üzere ölümcül kurşun gelmeden evvel yerde yaralı bir biçimde yattığını gösteriyor.”
Yani beğenmediğimiz, yok saydığımız, “İsrail’in adamı bunlar” dediğimiz Palmer Raporu, en azından 19 yaşındaki yaralı bir çocuğun İsrail askerleri tarafından infaz edildiğini söyleyecek kadar dürüst.
Peki, biz Mavi Marmara konusunda ne kadar dürüstüz?
İsrail’in küstahlığı yüzünden, kol kırılır yen içinde kalır korkusu yüzünden, şimdi zamanı değiller yüzünden bu muhasebeyi yapmaktan daha ne kadar kaçacağız?
Bunu bir “İsrail muhibbi”, AKP dış politikasına “Aman Batı ittifakını ürkütmeyelim”den kategorik olarak karşı biri, laik İsrail’i, dinci Filistinlilere tercih eden bir Kemalist dış politika analisti değil, geçen yıl gazeteye Mavi Marmara için şu satırları yazacak kadar öfkelenmiş biri yazıyor:
“Bu kelimeyi pek sevmesem de Mavi Marmara şehitleri evet. Uzun süredir konfor ve hedonizme batmış insanoğlu içinden iyilik için ölmeyi göze alan kimse çıkmamıştı. Taşıdıkları çocuk parkı için ölenler şehit değilse kim şehit, bu yüzden ölenler cennete gitmeyecekse kim gidecek?”
Mavi Marmara protestolarını laiklik meselesi yapanlara inat, Mavi Marmara yolcularını karşılamak için saatlerce havalimanında beklediğimiz o gece o dokuz ambulansın havalimanının arkasından sessizce çıkışını gördüğüm andan itibaren birinin bu muhasebeyi yapmasını bekliyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.