"PJAK ile İran İslam Cumhuriyeti arasında çözülmesi gereken sorunların olduğu açıktır. Ancak bu sorunların, şiddetle ve askerî yöntemlerle değil, karşılıklı diyalog ve siyasi yöntemlerle çözülmesi tarafların çıkarları açısından en doğru bir yaklaşımdır.”
Durun. Hemen “Türkiye’deki Kürtler bitti sıra İranlı Kürtlere akıl vermeye mi geldi” diye karşı taarruza geçmeyin, “Peki sen biliyor musun İran’ın Kandil’i nasıl bombaladığını, kaç PJAK’lı genci doğru düzgün bile yargılamadan astığını” diye parmak sallamaya başlamayın.
Kötümserlikten doğan bir asabiyeti solculuk zanneden, genç kızlar, hamile kadınların öldürülmesini eleştirmeyi terbiyesizlik ilan edenlere bunu nasıl anlatırız bilmiyorum ama bu itidal ve barış tavsiyesi Kürtlerin neler çektiğini bilmeden rahat koltuğundan konuşan tuzu kuru bir İranlı liberalin kaleminden çıkmadı.
Bu akıl dolu barış ve itidal tavsiyesi geçen haftalarda Kandil’den geldi.
İran, Kandil’e tarihinin en ciddi askerî kara operasyonunu yaparken KCK’nın bu resmî açıklaması dışında Karayılan da konuşma gereği duydu ve muhtemelen oturduğu yerden top seslerini duyduğu İran’a şunu teklif etti: İdamlar durursa PJAK siyasal alana çekilebilir.
Altı yıl masada oturduğu, 30 milletvekilliği, 101 belediye başkanı olan, Cumhurbaşkanı’nın Meclis’i “Kürt sorununa demokrasi içinde çözüm lazım” diye açtığı, en milliyetçi parti liderinin bile BDP’lilerin Meclis’e dönmesinin hayrına inandığı, Başbakan’ın “Silahlar susarsa operasyonlar durur, PKK ile MİT yeniden görüşür” diye açık çek verdiği ülkenin hem de örgütün yarı tanrısal lideriyle anlaştığı sınır dışına çekilme talebine, önüne gelene ateş açarak cevap veren bir örgüt, ordusuyla üzerine gelen bir ülkeye sadece adamlarını asmaması karşılığında silah bırakmayı teklif etti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.