Bu kadar düşmanı varken barışı savunmak hiç kolay değil. Bundan bir ay önce Taraf, meşhur köprüaltı balıkçısından ‘Ramazan Ateşkesi’ çağrısını yazdıktan sonra barış cephesi de savaş cephesi de boş durmadı.
Ölümler, acıları biliyor herkes. Barış için çalışanların yaptıklarını hatırlatmakta fayda var.
Önce devlet içinde barış cephesi adımlar attı.
Habur’dan giren PKK’lı grubun sözcüsü mahkemenin resen verdiği bir kararla serbest bırakıldı. Mahkemece tutuklanamayan grubun diğer üyeleri de sınırdan Mahmur Kampı’na dönüşleri kolaylaştırılarak tutuklanmaktan kurtarıldı.
Ardından 12 yıl sonra ilk kez Öcalan’a ailesiyle açık görüş yapma hakkı verildi.
Bu arada önce BDP lideri Selahattin Demirtaş ateşkesten bahsetti, ardından Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi’nden çift taraflı ateşkes çağrısı geldi. Kürt siyasetinin en üst düzey çatı örgütü olan kongrenin başına Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gibi iki ismin getirilmesi de önemli bir adımdı. Kongre bayraklı, gürültülü bir özerklik ilanını erteledi. BDP bölgede boykota beklendiği kadar asılmıyor. Bu arada Roj Tv’ye çıkan PKK yetkilileri devlet operasyon yapsa bile ateşkesin bozulmayacağını açıkladılar. Dün aynı kanala çıkan Kongra Gel Başkanı Remzi Kartal, “Peki PKK’lıların cesetleri yakılıyor bu şartlarda ateşkes nasıl olacak” minvalindeki bir soruya karşılık, “Ateşkesi halk istiyor” diye cevap verdi. Ayrıca Mahmur’a dönen PKK’lılar görüşmeler olursa yeniden Türkiye’ye döneceklerini açıkladılar.
Bu arada bölgeden pek çok STK, Barış Meclisi gibi örgüte yakın gruplar da üst üste ateşkes çağrıları yaptı.
AKP’nin referandum korkusu
Beklenen, daha önce de yapıldığı gibi bu açıklamaların hepsinin üstüne Öcalan’ın bu hafta avukatlarıyla yapacağı görüşmede referandum tarihine kadar ateşkes kararını desteklediğini söylemesi ve bugün de Kandil’den ateşkes kararının gelmesiydi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.