
Bölgeden bildiriyorum. Neresi olduğunu anladınız değil mi? Selpak, tursil, jilet gibi bir marka isim artık bölge. The Bölge de diyebiliriz. Ama burası Devlet Planlama Teşkilatı’nın sınırlarını belirlediği Güneydoğu Anadolu Bölgesi değil.
KCK davasını izlemek için Diyarbakır ve Medialog platformunun Ulusal Medyada Güneydoğu Algısı Çalıştayı için Mardin’de iki gün geçirdim. Vaktim olsaydı Van, Bitlis ve Batman’a da gidecektim. Bu gittiğim şehirlerin bazıları Güneydoğu Anadolu Bölgesi içinde değil. Ama İstanbul’a döndüğümde çok rahat “bölgedeydim” diyebilirdim.
Ama mesela DPT’ye göre Güneydoğu’da olan Gaziantep’e gitseydim, “bölgedeydim” diyemezdim hatta Urfa için bile bunu söylemezdim. Demek ki biz bölge derken Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir tarihsel ve siyasi olarak da Kürt olan bir coğrafyayı kastediyoruz.
Bölge adı bu coğrafya ile ilgili konuşurken, haber-yorum yaparken pratik olarak da artık kendini dayatan bir ad.
Diğer “bölgelere” verilmeyen bölge adının artık burayı göstermesinin burası için kullanmamızın daha pratik bir nedeni de var.
Çünkü bu tarihsel ve siyasi olarak bütünlük gösteren coğrafyanın orijinal adını söyleyemiyoruz. “Bölge” onun adına suçu üstleniyor.
Tüylerinize hâkim olun, söylüyorum: Burası Kürdistan...
Bağımsız devlet olarak demedim sayın savcım hemen iddianame için kendinizi yormayın.
Yazının devamını okumak için tıklayın.