
Keşke Kusturica Antalya’ya, film galalarını kaçırmayan sevgili dostu, Bosna savaşı sırasında dağlardan Boşnak avlama dalında Oscar’lık bir performans ortaya koyan milis komutan Arkan’ı da getirseydi.
Ya kankası Miloseviç... Belki onun için de Adile Naşitli, Hulusi Kentmenli “unutmadık” sinevizyonuna bir kare eklenir. Ülkesini parçalamak isteyen emperyalistlere karşı ulusunu savunurken ırzına geçtirtti zavallı kadınların. Tarihin ona verdiği rol icabı...
Ne olmuş yani Kusturica bir zamanlar “Tecavüze uğrayan Bosnalı kadınlar mevzuunu çok abartmayın. Kürtaj olurlar olur biter” dediyse. Bu onu faşist yapmaz ki. İyi niyetli medikal bir tavsiye. Hem filmleri güzel adamın. Boşnak kadınlara bu tıbbi tavsiye onun sinematografik değerine helal getirir mi?
Ha söyleyin bakalım birkaç ay önce Bursa’ya da gelmişti, o zaman niye bir şey demediniz? O zaman bunu duyup bir şey deseydiniz şimdi de konuşma hakkınız olabilirdi. Hakkınız geçti. Zaten siz Naziler Yahudileri keserken de susmuştunuz. Bursa’daki Oscar’a rakip gösterilen festivali duymamanın bir cezası olmalı di mi?
Bu saatten sonra kimse bu meseleyi bu ülkede hormonlu domates tartışmasının bile bir alt kümesi olduğu laiklik tartışmasının içinden çıkarıp alamaz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.