1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 02.09.2010
Yıldıray Oğur
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 Yıldıray Oğur - Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Dün, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ydü.

Bundan 12 yıl önceki 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Türkiye yine PKK’nın ilan ettiği ateşkesi konuşuyordu. Öcalan 1999’da yakalandıktan sonra bu ateşkes kararının arkasında durmuş, hatta PKK birliklerini ülke dışarına çıkarmıştı.

Çatışmasızlık hali dün Yeni Şafak’a konuşan Ahmet Zeki Okçuoğlu’nun da anlattığı derin avukatların gayretleriyle savaşın yeniden başladığı 1 Haziran 2004’e kadar altı yıl boyunca sürmüştü.

Geçen hafta görevini –nihayet- devrederken Başbuğ’un bile “daha iyi değerlendirilirdik” diye hayıflandığı Türkiye’nin boşa geçen altın yıllarıydı o altı yıl.

Daha önce 1998 yılı 1 Eylül’ünde Öcalan’ın ateşkes kararıyla sonuçlanan devlet-PKK görüşmelerini yazmıştım. Üzerinden iki aya yakın geçti, pek çok yerde yazıdan alıntılar yapıldı, ama hâlâ kimse bu görüşmeleri yalanlamadı.

Devamını yazmaya karar vermemin nedeni ise o dönem ateşkes ilanı için Öcalan’la bilgileri dâhilinde görüşmeler yürütülen Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz gibi isimlerin bugün hükümeti terörle pazarlık yapmakla suçlayan açıklamaları...

O halde gelin devlet-PKK görüşmelerinin 1 Eylül 1998’den sonraki hikâyesine kısa bir giriş yapalım.

En ilginci Öcalan’ın Suriye’den çıkış hikâyesidir bana kalırsa.

Önce resmî Öcalan’ın Suriye’den çıkarılış hikâyesini hatırlayalım:

1998 yılının eylül ayında Ankara’daki devletimize bir şey olur. Ortada ne büyük bir çatışma, ne de yeni bir gelişme vardır. Ama devletin canına bir anda tak etmiştir artık: Öcalan, savaş pahasına 19 yıldır kaldığı Suriye’den çıkartılacaktır.

İlk haberler 3 Eylül 1998 günkü gazetelerde MGK kaynaklı olarak düşer: Ankara, PKK terörüne verdiği sınırsız destek nedeniyle Suriye’ye karşı tutumunu sertleştirme yönünde adım atmaya hazırlanmaktadır.

Sonra yarı tiyatral bir gösteri izleriz: 15 eylülde Hatay Reyhanlı’da Suriye sınırında bir vesile yaratılıp konuşturulan dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, Suriye’yi Öcalan konusunda tehdit eder.

Ardından 1 ekim günü sahneye önce Meclis açılışında, sonra ani bir kararla Hatay Üniversitesi tarafından verilen fahri doktora unvanını almak için kendisini Suriye sınırında bulan Cumhurbaşkanı Demirel çıkar. Devlet Suriye’ye Öcalan’ı bırak yoksa karışmam demektedir.

Peki, bunu neden 1997’de, 1996’da, karakollar basılırken, şehir merkezlerinde patlamalar olurken değil de 1998 yılının eylül ayında demektedir?

Bu meraka çare olsun diye o günlerde köşelere Şemdin Sakık’ın etinden, sütünden, derisinden faydalanılan ifadelerindeki Suriye’nin PKK’ya ilişkisi ifşaatları sızdırılır, Hürriyet’in “ele geçirdiği çok gizli “İşte Sabrımızı Taşıran Rapor”larda da 19 yıldır bilinenlerden bir gram fazla bir yeni tehdit ya da unsur yoktur.

Tam aksine 1998 eylül ayında Öcalan onlarca Türk gazetecinin MED TV’de katıldığı bir tele-basın toplantısıyla ateşkes ilan etmiş, ateşkesi ilan ederken “Türk askeri bölgede olduğu gibi dursun, hükümranlığını tartışmıyoruz” gibi sözler söylemiş, 13 eylülde telefonla bağlandığı MED TV’de çıtayı biraz daha yükseltip “Kimlik, ulusal demokratik hakları versinler PKK’yı tümüyle lağvedeyim, başkanlık dahil tüm sıfatlarımı terk etmeye hazırım’’ diyen bir Öcalan vardır.

Uzun bir aradan sonra çatışmalar bitmiş. Bir çözüm ümidi belirmişken nedense hiddetlenen Ankara, bunca yıldır çatışmalar tavan yapmışken pek bir şey demediği Suriye’yi “Öcalan’ı barındırmayı sürdürürsen sana savaş açarım” diye tehdit etmeye başlıyor.

Sizce de biraz garip değil mi?

O zaman ilk akla gelmesi gereken soruyu, üzerinden geçen 11 yıl sonra soralım: Acaba bu ani “dellenmenin” 1 eylülde Öcalan’ın ateşkes ilan etmesiyle bir ilgisi var mıdır?

Yoksa Öcalan’ın Suriye’den çıkarılışı, 1998’de ateşkes ilan edilmesiyle sonuçlanan devlet-Öcalan görüşmelerinde kararlaştırılmış bir hamle midir?

Bu soruya karşı benim bir cevabım, tanıklarım hatta onların belgeleri var.

Ama bugün barışı torpillemeye çalışanlar belki kendileri o günlerde olan biteni dürüstçe açıklar diye kısa bir süre bekleyeceğim.

3 eylülde olmaz 13 eylülde olur

Başbakan’ın 3 eylülde Diyarbakır’da yapacağı konuşma metni üzerinde süren psikolojik savaş 1 eylül itibarıyla bitti gibi. Medyadaki barış yanlısı sesler arttı. BDP kavga ettiği STK’larla iftar açtı. İyi şeyler olmakta.

AK Parti son olarak Başbakan Erdoğan’ın ağzından beklentileri yükseltip konuşmanın etkisini kırmaya çalışan Kürt cephesine ve “Diyarbakır’da ne söyleyeceksin bakalım” diye pusuya yatan Bahçeli’ye “Ankara’da söyleyemeyeceğim hiçbir şeyi Diyarbakır’da söylemeyeceğim” diyerek cevabı verdi.

Bu arada önce “3 eylülde yeni bir şey söylenmesini beklemiyorum” diyen Öcalan, ardından önceki gün düzenlediği basın toplantısında “”konuşmadan bir beklentimiz yok” diyen Demirtaş, beklentileri aşağıya çekerek sorumlu davrandılar. Geriye bugünlerde vatanı severken vatana epeyce zarar veren Bahçeli kaldı.

Artık sayılı gün var. Tahminler boşa. Ama Başbakan’ın 2011’de yeni anayasa vaadinin, Kürt açılımının daha önce duyurulan uzun vadeli anayasa değişikliği adımlarını da kapsayacağına kuşku yok. Yani artık barışın önünde 3 eylül psikolojik barajı yok. Bundan sonra her şey 13 eylüle endeksli...


yildirayogur@gmail.com

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - Yıldıray Oğur
03.09.2010 05:59:00