Dün Mehmet Ali Ağca’nın hapisten çıkışında kameralara doğru sıkılmış yumruğuyla poz verdiği görüntüleri izlerken insanın aklına ister istemez bu soru geliyor.
Günün sonunda ne ülkücü selamı verdi Ağca ne de başka siyasi bir mesaj. O yumruk tümüyle kişisel bir zaferin sevinç yumruğuydu ve şöyle diyordu: İşimi yaptım, bedelini ödedim şimdi sıra geldi keyfini sürmeye. 21 yaşında katil olan Ağca’nın 30 yıl sonra çekilmiş bu fotoğrafları, eğer bugünkü gazeteleri görebilirse 17 yaşında katil olan Ogün Samast’ın hayallerini süsleyebilir bu gece.
Ogün Samast 20 yıl hapis cezası talebiyle yargılanıyor. Eğer cezasında bir indirim olmazsa, bir başka Rahşan da “af” diye tutturmazsa, yattığı süre de hesaba katılırsa en uzak ihtimalle 2027’de cezaevinden böyle yumruğu havada çıkacak.
2027 ya da daha erken bir zamanda bizi bekleyen o kaçınılmaz gün sinirden dişlerimizi gıcırdatacak olan cezasını çekmiş katilin dışarı çıkıp bir beş yıldızlı otele yerleşmesi olmaz herhalde. Bizi o gün asıl öfkelendirecek olan elimizde sadece birkaç katil resmiyle geçen koca 20 yılımız olur.
Hrant Dink’in aramızdan ayrılışının üçüncü yılında davada gelinen aşama o kaçınılmaz günün yaklaşmakta olduğunun işareti.
Dink davası bugün gelip bir duvara tosladı. Mahkemede herkes dinlendi, suçlular suçlarını itiraf etti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.