
“Onlar açıldı, biz kapandık.”
23 Kasım 2002 tarihli Hürriyet gazetesinin manşeti böyleydi.
AKP yeni iktidara gelmiş. İlk bakanlar kurulu açıklanmış. Büyük gazetenin büyük editoryal kadrosu işi gücü bırakmış ve saymış:
“Müslüman ülkelerin başı açık ‘first lady’leri ve kadın liderleri ön plana çıkarken, İslam dünyasındaki tek laik ülke olan Türkiye’de tam tersi bir durum yaşanıyor. AKP hükümetinde yer alan 24 bakandan 15’inin eşi türban takıyor.”
Haberde en sevdiğim cümle şu: “Arap ve Müslüman ülkelerin pek çoğunda lider eşleri, açık saçları ile dünya kamuoyunun gündemine giriyor.”
Gelin o günlerde “açık saçlarıyla”, bugünlerde ise ne zaman ülkelerini terk edecekleri sorusuyla gündemde olan diktatör eşlerini, Hürriyet’in o gün nasıl tanıttığına bakalım:
Mısır: Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in eşi Suzan Mübarek, zevkli takıları ve modern giyimiyle Arap dünyasının genç first lady’leriyle yarışıyor. Arap Kadın Organizasyonu’nun kurulmasında emeği geçen Suzan Mübarek, “Kadınlar karar mekanizmalarına katılmadıkça geleceğimiz olamaz” diyor.
Pakistan: Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in eşi Begüm Sehba Müşerref de ülkenin yerel giysileri içinde modern bir kadın görünümünde. Pervez Müşerref’in Pakistan’da Türkiye modelini yaratmak istediği biliniyor. Türkiye’deki lider eşleri kapanırken, asker kökenli Müşerref’in Türkiye modelini uygulaması tezat oluşturuyor.
Libya: Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin eşi Safiye Farkaş Albrassi ile kızı Ayşe de modern bir giyim tarzını benimsiyor.
Haberin devamında Ürdün, Suriye gibi diğer ülkelerin eşlerine (ya da açık saçlarına) “modern, çağdaş” diye iltifatlar yağdırılmış.
Yazının devamını okumak için tıklayın.