Demokratlık, hakkaniyet, vicdan kürekle dağıtılsa payına bir gram düşmeyecek, kenarında oturduğu dere yukarı aksa son 20 yılda Kürt savaşından Irak’ın işgaline, 28 Şubat’tan 27 Nisan’a yaşanmış en büyük hukuksuzlukların büyük PR’cısı olduğu gerçeği değişmeyecek adam başta olmak üzere,
Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın tutukluluk hali üzerinden hepimizi hukuk ve vicdan testine tabi tutanlar,
Bu soru size.
Veli Küçük’ün üç yıla yakındır tutuklu yargılanması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Balbay ve Özkan ile hemen hemen aynı iddialarla yargılanmakta o da. Ergenekon üyeliğinden…
Veli Küçük’ün tutukluluk hali de bir cezaya dönüştü mü sizce?
Bu tutukluluk da adalet ve vicdan duygularınızı zedeliyor mu?
Eğer azıcık tutarlılık ve hukuk ölçünüz varsa bunu da söyleyebiliyor musunuz?
Ya da bundan neden hiç bahsetmiyorsunuz?
Yoksa Balbay ve Özkan gazeteci arkadaşlarınız, onlar masum, tutuksuz yargılanmalılar ama şeceresine bakıp hissediyorsunuz ki Veli Küçük suçlu, öyle mi?
Ne sakat, ne ilkel ne vicdansız bir adalet anlayışı bu.
Mahkemenin binlerce sayfalık iddianame, onlarca delil ve yüzlerce duruşmayla ancak varabildiği bir hükme siz hislerinizle varmışsınız.
Hangisi daha adil? Türk hukuku mu siz mi?
İşte cevap vermeniz gereken esas soru budur.
Ergenekon davası Türkiye’nin en hızlı ilerleyen davası. Kısa tatiller dışında hemen her gün duruşma var. Bu Türkiye’de hiçbir davaya nasip olmamış bir ayrıcalık. Zaten davada artık sonuna doğru geliyor.
Her gün duruşma, aylardır tutuklu olan, henüz mahkeme yüzü görmemiş Batman’ın seçilmiş Belediye Başkanı Necdet Atalay’ın, Diyarbakır’ın genç DTP’li İl Başkanı Fırat Anlı’nın hayal bile edemeyeceği bir ayrıcalık.
Yazının devamını okumak için tıklayın.