İyi bir oyuncudan beklenen komik bir palyaçoyu da, acılı bir babayı da aynı ustalıkla oynamasıdır. Bütün bir ömür boyu damat Ferit’i oynamak iyi oyunculuk olmadığı gibi durmaksızın birbirinden demokrat, hakkaniyetli, vicdanlı yazılar yazmak da iyi yazarlık değildir. İyi bir yazar gerektiğinde en çılgın ulusalcı yazıyı yazabilmeli, en romantik gusto yazıda da hiç yüksünmeden marifetlerini ortaya koyabilmelidir. İyi bir yazar, sadece toplumun vicdanından değil Malta’nın turistik köylerinden de en gizli devrimci mahfillerden de bildirebilmelidir. Az sonra amatör bir yazarın bu tarzda yazdığı birkaç serbest denemesini okuyacaksanız. Sevdiğiyseniz sizin olabilir, güle güle kullanın.
* * *
Bir gusto yazar olsaydım gazetem benden keyifli yaşam dakikaları, ertelenmiş, apansız ve umarsız aşk itirafları, pespaye hayat aforizmaları bekleseydi...
Hayat... ya da umarsızca öylesine uzanmak
Yüreğim beni yine oraya götürdü, yolu sevgiden geçen herkesin gittiği yere. Anlayacağınız Assos’taydım. Ayrılmak kolay olmadı Sevil’in güzel kahvaltılarından. Espriler, şakalar havada uçuştu son sofrada. İnsan karnı tokken gülemiyormuş. Ne garip ve ne hazin... Uğur amca sabahın erken vaktinde kalkmış, yola çıkmadan önce bize erzak olsun diye Assos şaraplarından hazırlamış. Canımsın. İşte insanlık tam da orada, Uğur amcanın o koca yüreğinde yaşıyor. Umarsızca... Assos’a baktım son kez. Yakamozlara. Yıllardır gelirim buraya. Çünkü burada her şey hep samimi, hep sahici, hep bizden... Ve hep... Boğazıma dizildi sözcükler. Nedense bu kez ayrılık zor geliyor. Grip bir hüzün kaplıyor içimi. Oysaki tek düşüncem biraz daha güneye inip biraz da Akdeniz ile sevişmek.
Yazının devamını okumak için tıklayın.