27 Mayıs 2009 gecesi Hakkâri Çukurca’da altı asker PKK’nın döşediği açıklanan mayınlara basıp şehit oldu.
Şehitler için dünkü gibi törenler düzenlendi. Ankaralı Deniz Demirci’nin Ankara Kocatepe Camii’ndeki cenaze törenine üst düzey siyasetçiler ve askerler katıldı.
“Vatan soğulsun” diyen babayı generaller “yaşa, varol” diye tebrik etmiş, askerî manga “intikam” diye bağırarak yürüyüş yapmıştı.
Genelkurmay sözcüsü mayınları döşeyenlerin Kuzey Irak’tan sızdığını açıkladı günler sonra.
Olaydan sonra internete Çukurca’daki mayının patladığı bölgenin iki komutanı arasındaki telefon kaydı düştü. Hakkâri Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya, ‘mayınları biz döşemiştik’ diye kahrolan Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeki Es’i şöyle teselli ediyordu:
“Hiç önemli değil. Kahrolacak bir şey yok. Ben bir şey söyleyeyim. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Burada hayatımızı ortaya koyup mücadele veriyoruz. Bu mücadelenin içerisinde birileri ufak tefek hata yapacaktır. Bunun bedeli belki ağır olacaktır.”
Genelkurmay hiçbir açıklama yapmadı. Medya olayın üstüne çok gitmedi.
Bir ay sonra ses kaydı üzerine şehit olan Deniz Demirci’nin ailesi Hakkâri Savcılığı’na suç duyusunda bulundu. Ve ses kaydının üzerinden 10 ay geçtikten sonra da Demirci ailesinin başvurusunu değerlendiren Van Başsavcılığı, iddianamesini açıkladı: “Mayınları asker döşedi.”
Askerin “hâlâ araştırılıyor, belli değil” dediği davayla ilgili son olarak Taraf’ta Tuba Tekerek imzasıyla küçük bir haber çıktı. Şehit ailelerinin avukatı “Keyfî olarak hiçbir gerekçe göstermeden şüpheli komutanların ifadelerini bize vermiyorlar. Delillerin karartılabileceği endişesi taşıyoruz” diyordu.
İşte yargılandığı davaya ifadesi bile getirilemeyen o komutanlardan Hakkâri Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya’nın dün bütün gazetelerin birinci sayfalarında siperde Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’na dokuz askerin öldüğü kendi bölgesindeki baskınla ilgili bilgi verirkenki fotoğrafları yayımlandı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.