İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nda saydım tam altı yerde “haber yaptırılarak” ifadesi geçiyor.
Plan’da kırmızı ve mavi kuvvetlere ayrılmış Türkiye’de medyanın bir kısmı dost unsurlar arasında sayılmış.
İnsan düşünmeden edemiyor.
Tamam, 28 Şubat’ta medya çok kötü bir sınav verdi.
Ama bugün hâlâ medya askerin bu kadar mı elinin altındadır? Bu kadar mı “şak deriz tak haber yaptırırız” mesafesindedir?
Bu soruları, önceki gün
Taraf’ta Bahar Kılıçgedik’in imzasıyla çıkan Jandarma Kriminal laboratuarının plandaki imzanın Dursun Çiçek’in imzasına benzediği yolundaki raporunun dün bir kısım medyada yarattığı tısss sesiyle birlikte düşünün.
Bu haber, plan sahte-gerçek tartışmasıyla ilgili şu ana kadar ortaya çıkmış en somut bilgiye, tek resmî rapora dayanıyordu. Şu ana kadar yalanlanmayan Jandarma raporu hem de ‘çok şüphelenilen’ Emniyet’ten değil, doğrudan askerlerin elinden çıkmaydı.
Askerî Savcılık plandaki imzayı bu araştırmayı yapabilecek Türkiye’deki dört merkezden biri olan Jandarma Kriminal’e inceletmiş ve Jandarma da emir komuta cenderesi dışına çıkıp “İmza benziyor ama fotokopi olduğu için orijinalini incelemek lazım” diye bir rapor vermişti.
Aynı gün
Sabah gazetesinde çıkan Abdurrahman Şimşek imzalı haber ise bir adım daha ileri bir iddiaya yer veriyordu. Habere göre Albay Çiçek’in Askerî Savcılığa verdiği imza ile nikâhında ve bazı resmî belgelerde attığı imzalar birbirini tutmuyordu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.