1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:25
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Yıldıray Oğur MANİFESTOM 27.08.2009
Yıldıray Oğur
Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? Yıldıray Oğur - Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu?
Yıldıray Oğur köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bir teğmen, emri altındaki bir erin eline pimi çıkarılmış, bırakırsan patlayacak bir bomba tutuşturup onu diğer erlerin içine bıraktığına göre şundan epey bir emin olmalı: Kimse bana hesap sormaz.

Teğmenin ifadesini okuyunca pek tırlatmış biri olmadığı da anlaşılıyor. Dört ölümün üstüne o hâlâ yaptığının “fırsat eğitiminin” bir parçası olduğunu iddia ediyor. Özetle “Asker ölerek ve kendisiyle birlikte üç arkadaşını da öldürerek tedbirsiz davrandı” diyor.

Bu haberi okuyan ve askere gitmiş herkes biliyor ki o ünlü sözde söylendiği gibi “Askerlik mantığın bittiği yerde başlıyor.” Ve yine herkes az çok ayarındaki askerde böyle şeyler olabiliyor.

Peki, genç bir teğmen bu deli cesaretini nereden alıyor?

O dört askerin ailesine bu kadar rahat “oğullarınız kazayla öldü” diye yalan söylenmesinden olabilir mi?

Yoksa Elazığ Valisi’ne “olay tamamen kaza sonucu olmuştur” açıklamasını yaptıran komutanlarına güvenerek mi?

Belki de Taraf ortaya çıkarmazsa bu cinayetin hiçbir zaman ortaya çıkmayacağına olan sonsuz inancınadır.

Ama sadece onlara güvenseydi yine de bu kadarını yapmaya cesaret edemezdi.

Onun güvendiği daha büyük dağlar olmalı.

Mesela o teğmen “Dağlıca ve Aktütün’ün hesabı sorulabildi mi ki bunun hesabı sorulsun” diye düşünmüşse, haksız sayılabilir mi?

Dağlıca ve Aktütün’deki askerî ihmalleri örtbas etmek için asker-medya ittifakının gayretkeşliğinden etkilenmiş, “Er ölse bile bu haberi yazmaya hiçbir gazete cesaret edemez” diye hesap kitap yapmıştır, ne dersiniz?

Hiç olmadı, Ergenekon paşaları gibi tutuklansa bile aniden hastalanıp tahliye edileceğine güvenmiştir.

Tabii ordunun “kol kırılır yen içinde kalır” prensibine, TSK’ya yönelik en ufak eleştiriye Genelkurmay’dan, CHP’den ve medyadan yükselen “malûm çevrelerin askeri yıpratmaya dönük kötü niyeti” açıklamalarına güvenmiş de olabilir.

Kim bilir o teğmen belki de Kenan Evren’i düşünmüştür: “Adam darbe yaptı, çocukları bile astı hâlâ itibarlı, hâlâ el üstünde.”

Çevik Bir’i de düşünmüş olabilir: “Az kalsın darbe yapacaktı. Az kalsın uydurma andıçlarla bir adamı öldürtecekti. Kimse dokunabiliyor mu?”

Ellerini kollarını sallayarak dışarılarda dolaşan, az kalsın “Milli Güvenlik Konseyi” üyeleri olacak Şener Eruygur’u, Hurşit Tolon’u, Özden Örnek’i, Aytaç Yalman’ı da düşünmüştür.

“Terörle mücadelede olur böyle kazalar” diye yırtabileceğine, “Görev zayiatı” diye işin içinden çıkabileceğine, dağlarda teröre karşı mücadele veren bir askerin böyle bir mesele için kolay harcanmayacağına da inanmış olabilir ve haklıdır da.

“15 bin faili meçhulün yanında dört tanenin daha ne hükmü olur ki” diye içinden de geçirmiştir herhalde.

O teğmen Genelkurmay Başkanı’nın iki kelimesiyle iktidarın, muhalefetin nasıl hazırola geçtiğini, “Asıl bizim gibi düşünüyor” diye rütbelerin tutanın elinde kaldığı kahredici siyasi tartışmaları görmüştür.

Bu haber velev ki Taraf gazetesine ulaşırsa “Peki kim sızdırdı bu belgeleri, asıl o açıklansın” reflekslerinden de cesaret almıştır. O teğmenin azmettiricisi “Asker sorgulanmaz, hesap vermez”e olan imandır. Askeri eleştirene hemen yapıştırılan “hain, CIA ajanı, şeriatçı, bölücü” yaftalarıdır.

Şimdi Taraf skandalı ortaya çıkarınca teğmeni apar topar tutukladılar. Peki ya onu azmettiren, sırtını sıvazlayan, yürü koçum diyen askerî vesayet? O ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyor. Ve o öyle dolaştıkça bir gün bir başka birimizin eline pimi çıkarılmış bir bomba tutuşturulmayacağını kim garanti edebilir?

 

Diğer Yıldıray Oğur Makaleleri:
  1. Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1 - 02.09.2010
  2. Hacıbekir’de sandığa gitme hakkı - 31.08.2010
  3. Keşke 12 Eylül’den önce de bir cemaat olsaydı - 26.08.2010
  4. Bir maniniz yoksa Ahmet Türk size gelecek - 24.08.2010
  5. Ya 99’daki görüşmeler Devlet Bey? - 22.08.2010
  6. Peki, Veli Küçük neden hala tutuklu? - 17.08.2010
  7. BARIŞ IÇIN BEŞ ADIM - 15.08.2010
  8. Koster durdu, ancak... - 12.08.2010
  9. YAŞ, 12 Mart’ta cuntacılığa karşı kurulmuştu - 10.08.2010
  10. Hain Şerif’ten, Kahraman Sherif’e - 08.08.2010
  11. Medya “şehitleri” nasıl öldürdü - 05.08.2010
  12. Bu andıç ‘kağıt parçası’ değil - 03.08.2010
  13. Manşetteki JİTEM operasyonu - 01.08.2010
  14. İşte tam liste “Muhtıra İşbirlikçileri” - 29.07.2010
  15. Laik çocuk reşit olurken... - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Sizce o teğmen bu cesareti nereden buldu? - Yıldıray Oğur
03.09.2010 05:25:06