Kuran’ı Kerim’de sık sık tekrarlanan bir cümledir bu. Kuran, bu cümle öncesinde bazen kâinattaki harikalardan örnekler verir bazen de peygamber kıssaları anlatır. Ardından da “Şüphesiz bunda düşünenler için ibretler vardır” diyerek düşünen kullarını ibret almaya çağırır.
Dün kazık fiyatları, bed sesli şarkıcıları, mafyöz yönetimi ile gelişen teknoloji karşısında yenilince kapanan Asker Gazinosu’nun assolistleri ve uvertür kadrosunun Başbakan güzellemelerini okurken aklıma Kuran’ın bu ayeti geldi. Kabul, kötü bir çağrışım. Zihnim politikayla epeyce kirlenmiş olmalı.
O meşhur iblis işte bazen de böyle sağdan sağdan yaklaşabiliyor. Bir zamanlar adı o gazinonun önünde neon ışıklarıyla yazılırken şimdilerde Adana pavyonlarına düştü düşecek diye beklenen eski genel yayın yönetmeninin şu cümleleri için başka ne denebilir ki:
“En üzücü olanı, artık Cumhuriyet ordusunu savunmanın bile cesaret kabul edilecek hale gelmiş olmasıydı. Evet, Sayın Başbakan. Doğru olanı yaptınız. Siz ordumuzun arkasında durdunuz; biz de sizin arkanızdayız. Orada kahramanca savaşan subaylarımızı, çocuklarımızı bir avuç aydına, bir avuç ona buna yedirtmeyeceğiz...”
Buna benzer cümleleri aynı köşede daha önce kendisini önüne attığı ordunun “kâğıt parçası”, “boru” kabilinden suç belgelerinin ortaya çıkması sonrası da okumuştuk. Aynı karavanadan çıkmış yukarıdaki cümleleri bu kez hepsinden daha fazla utanç verici yapan ordunun 35 çocuğu öldüren en hafif tabirle ‘colletral damage’ından sonra edilmiş olmaları.
Yazının devamını okumak için tıklayın.