Sevgili Gülsüm,
Öncelikle tebrikler. Anne olmuşsun. ‘Kader’in kaderi hep güler, o da senin gibi devrimci bir inek olur inşallah. Türk demokrasisi ondan da çok şey bekliyor.
Sürgündeki tutsaklığın sırasında bu mektubun ne kadarı eline geçer bilemiyorum.
Sütten kesilirsin diye belki sana söylemiyorlardır.
Ama bil ve tedbiri elden bırakma diye yazıyorum.
Herkes peşinde. Yaşadığın köy ajan kaynıyor. Bir ağacın arkasında Jandarma istihbarattan biri varsa, karşı ağacın arkasında Emniyet istihbarattan biri var. MİT, CIA, MOSSAD ise çoban, sütçü, baytar kılığında takipte.
Ergenekon kellene ödül koydu. JİTEM’in kafa avcıları Malatya’ya uçuyor. Milyonlar İstanbul’daki Cumhuriyet mitingine senin sucuklarını, sosislerini yeme vaadiyle davet ediliyor.
Tehlikenin farkında mısın bilmiyorum? Bir kalça hareketiyle kırdığın tabunun haddi hesabı yok. Bir besili inek olarak girdin camdan siyasi hayatımıza.
Duymuşsundur İkinci Cumhuriyetçiler seni kutsal ilan etti. Bir gün İkinci Cumhuriyet ilan edilirse sana dokunmaya çalışan kasaplar rejimi yıkmaya teşebbüsten yargılanacak.
İslamcılar ise seni hanif ilan etti. Sütünden içenin cennetlik olduğu söyleniyor. Bakara suresinden seni müjdeleyen ayetler arıyor o uzun saçlı çocuk.
Solcular eyleminin devrimciliğe mi karşı devrimciliğe mi hizmet ettiğini tartışmayı henüz bitiremedi. Geldikleri son nokta; inekle rejim arasında tercih yapmak zorunda değiliz, üçüncü bir yol mümkün.
Yazının devamını okumak için tıklayın.