İrticayı getirmeyeceği anlaşılan AKP’nin gerçek niyeti (valla bu kez son) en sonunda belli oldu.
Yıllarca memlekete önce radikal İslam, hiç olmadı en azından ılımlı İslam getirecek diye beklenen, AKM’leri yıkıp sanatın içine tükürmesinden, sokaklarda mini etekli kızların bacaklarına kezzap atmasından korkulan AKP’lilerin esas derdi meğer öyle uhrevi değil epey dünyeviymiş. Türban işin takiyyesiymiş. Şeriat asıl amaca kadar onları götürecek sadece bir tramvaymış.
AKP aslında bir tek parti iktidarına doğru yürüyormuş.
Bunca yıl her uygun fırsatta “Laiklik elden gidiyor” diye sokaklara dökülenler boşuna telaşlanmış. Tehlikede olan laiklik değil demokrasiymiş meğer. İftira atmışlar AKP’ye. Aslında Erdoğan memleketi yıllarca tek parti rejimi ile yönetmiş Atatürk’ün izindeymiş.
Aman karışmasın. Hani bundan bir yıl kadar önce kapatılmaktan kıl payı kurtulmuş AKP’den bahsediyoruz.
Kapısına Anayasa Mahkemesi tarafından laiklik karşıtı eylemlerin odağı tabelası asılmış, ceza olarak tek ayağı üstüne tahtaya kaldırılmış AKP’dir bu, kapatılmayınca bari tek parti diktatoryasına yürüyeyim diye karar alan. Günlerce merkez medyanın “kapat, kapat” diye tezahürat yaptığı AKP. Hadi bir ipucu daha vereyim: Uzun adı Adalet ve Kalkınma Partisi.
Ne aptalız. Meğer ki Anayasa Mahkemesi aslında ülke tek parti rejimine gitmesin diye bu partiyi kapatmak istemiş. Başsavcı Yalçınkaya tarih önünde Hitler’in önünü açan Carl Schmitt durumuna düşmemek için iddianamesini alelacele Google’dan hazırlamış .
Yazının devamını okumak için tıklayın.