Koskoca baroların avukatları, çok ciddi Danıştay yargıçlarıyla kafa kafaya verip birkaç bin İmam Hatip’li çocuğu nasıl hayattan saf dışı edebilecekleri üzerine kafa yoruyorlar aylardır.
Hukukun gramla dağıtıldığı, binlerce çocuğun babasının annesinin kemiklerini topraktan beklediği, cebinde bir darbe planı olmayan teğmene rütbe ve kız verilmeyen bu ülkede bir yargıcın canı sıkılmasın da ne yapsın...
O koca adamlar, aylardır işi gücü bırakıp o çocukların hayallerini bir sokağın başında boğazlarken, kulaklarımızı tıkatıp bize vicdan rekortmeni yazarların bir gazeteden diğerine transfer törenlerini izletiyorlar.
Kemalist Tanrılar o çocuklar boğazlanırken bir koç göndertecek kadar bile insaflı değil. Başkaldıran o çocuklar için de en iyisi yaşken eğilmek zaten.
O kadar kızgınlar, o kadar korkuyorlar ki bu çocuklardan, bir İmam Hatipliyi başbakan,
Hürriyet yazarı yapan o kast sistemindeki oyuklardan artık bir kişinin daha bile üst kastlara geçmesine tahammülleri yok.
Babası Tekel işçisi olduğu için en fazla tornacı olabilecek bir tek çocuğun bile birkaç ay için bile olsa üniversitede felsefe okumanın hayaline kapılmasının önüne geçilmeli.
Gerekirse aydınlanmacılığı solculuğunu, gericiliğe öfkesi eşitliğe tutkusunu bastıran solcu sendikalardan faydalanılabilir.
Bu sefalet zinciri bir kırılırsa, bir tek çocuk bile alt kasttan üst kasta çıkarsa, gerisi nasıl tutulur.
Yazının devamını okumak için tıklayın.