“AKP’nin demokratlığına inanmıyoruz, güvenmiyoruz. Alman Yeşilleri olmasını beklediğimiz AKP, hayallerimizdeki gibi değil, otoriter, muhafazakâr, milliyetçi, tek parti rejimine gidiyoruz...”
Son sekiz yıllarını aşağı yukarı bu ifadelerle AKP’nin aslında demokrat olmadığını ispat etmeye vakfetmiş bir grup sol-demokrat aydının AKP ile tutuştukları demokratlık kavgasında kritik bir andayız. Tarihin cilvelerinden biri.
Her iki taraf da aynı anda mini anayasa paketleriyle çıktılar karşımıza.
Aydınların anayasa paketi şöyle diyor:
» 12 Eylül Anayasası değişmeli. Ama bu Meclis yeni anayasa yapamaz. Ancak seçimlerden sonra oluşacak çoğulcu bir Meclis’in önünü açacak anayasa değişikliklerini yapar.
» Ancak seçimlerden sonra tüm siyasi partiler ve STK’lar oturup ve en geniş mutabakatla anayasayı konuşabilir.
» Ama o durumda bile anayasayı yaparken toplumda siyasi kutuplaşma ve gerginliği arttırmamak gerekir.
Bir de mini anayasa değişikliği paketi hazırlamış aydınlar. Paketteki maddeler şöyle:
» Seçim barajı kaldırılsın. Seçim bütçeleri şeffaflaşsın.
» Siyasi Partiler Kanunu demokratikleştirilsin, parti kapatmalar Venedik İlkeleri’ne bağlansın.
» Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılsın. Siyasi Etik Kanunu çıksın.
» Kadınlara seçimlerde pozitif ayrımcılık tanınsın.
» Ordu, güvenlik ve yargı mensupları dışında kamu görevlileri ile ilgili siyaset yasağı kaldırılsın.
Birlikte pek çok başka metne imza attığımız, eylemlerde biraraya geldiğimiz o 200 imzacıdan kaçı bu metin hazırlanırken katkıda bulundu, kaçı bu içerik üzerinde derinlemesine düşündü, kaçı sadece “yeni anayasa istiyorum” diyerek imzasını verdi, bilemiyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.