Karaoğlan’ı mı önce yaratmıştı çizgiroman ustası Suat Yalaz, yoksa Tarkan’ı mı?
Kurgudur, fantezidir, çizgidir falan deyip geçmeyeceksin.
Masa başında yaratılan güya “tarihsel” karakter “Altaylar’dan gelen yiğit”, okuyucusunda hayat buluyor. Oradan diyelim ki beyazperdeye nakloluyor, Kartal Tibet’te vücut buluyor. Böylece o imge artık “gerçek” halini alıyor.
Mesela geliyor geliyor 1990’lar pop patlamasında Kıl Oldum Abi diyerek sahne alan, 2000’lere doğru “pop-star”lığa terfi edecek şarkıcıya veriyor adını:
Tarkan! ***
Dedim ya, kurgudur, fantezidir, çizgidir falan deyip geçmeyeceksin.
Doğduktan sonra kendi başlarına hayat sürmeleri gibi, doğum öncesinde de bir “tarih”leri vardır o çizgi karakterlerin. Karaoğlan-Tarkan takımının öncesi, öncüsü var mesela. Ve tabii çizgiden önce yazı var. O safhada başı çeken isim, Abdullah Ziya Kozanoğlu.
Tek Kollu Kahraman,
Kızıltuğ,
Savcı Bey,
Sarı Benizli Adam gibi yapıtlarının yanında
Malkoçoğlu’nun da yaratıcısıdır. Hayli erken dönem: 1938... Yeşilçam
Malkoçoğlu’nu ancak 30 yıl sonra keşfedecek ve kahramanımız, Cüneyt Arkın’da vücut bulacaktır.
Kartal Tibet’le serileşen
Karaoğlan-
Tarkan filmlerinin, onu izleyen
Malkoçoğlu’nun hayli iş yapması üzerine Cüneyt Arkın da ikinci bir karaktere kavuşacaktır. Fatih’in Fedaisi Kara Murat peydahlanır 1970’lerde.
Ki, ona da bir başka tarihî roman yazarı Oğuz Özdeş’in
Karapençe’si kaynaklık eder.
Yazının devamını okumak için tıklayın.