1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:16
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Zeki Coşkun İŞARET FİŞEĞİ 17.06.2009
Zeki Coşkun
Bir kahramanın vedası
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası Zeki Coşkun - Bir kahramanın vedası
Zeki Coşkun köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Peçorin’i az mı konuştuk onunla?

Lermontov’un kendini anlattığı ya da yarattığı Yüzbaşı Peçorin...

Zamanımızın Bir Kahramanı
– Peçorin.

İnsanlar Azrail’den korkar. Peçorin’se onun peşindedir. Yani ölümün!

Sonunda muradına erer, Azrail’le yüzyüze gelir Zamanımızın Bir Kahramanı. Yirmili yaşlardadır dünyaya veda ettiğinde.

1840’ta yayımlandı Zamanımızın Bir Kahramanı. Yazarı Lermontov bu romandan bir yıl sonra ve kahramanı Peçorin gibi düelloda öldü. 27 yaşında.

***

Kuşağımın en temiz insanlarından, Peçorin’i ortaklaşa duyup paylaştığımız Mithat Çınar 16 haziran sabahı aramızdan ayrıldı.

Kuşağımın en parlak “yaratıcı”larından: Her şeyi, ama her şeyi anında görselleştirebilir. Sadece “tasarım” değildir onun yaptığı. Bir dil üreticisidir. Ve bunu nefes alır gibi, su içer gibi son derece doğal, olağan bir şekilde yapar. Sıradanmışçasına... Yaptığı her iş, tam bir “profesyonel”lik taşır. Ama kendisi hiçbir zaman profesyonel olmamıştır, olamamıştır. Tek kusurudur bu.

Parlak ve temiz olduğu için gösterişsizdir. Görsel tasarımcı, üretici, yaratıcıdır ama işinde ve hayatında gösteriden - gösterişten kaçar!

***

Sıkı bir sigara tutkunu.

Zeno’nun Bilinci
’ni az mı konuştuk?

Ne tuhaf: Peçorin nasıl Lermontov’un yazıdaki izdüşümüyse, Zeno da öyle, yazarı Italo Svevo’nun özbeninden doğmadır. Okuyanlar bilir, sigarayı bırakma - bırakamama üzerinedir roman. Başka bir deyişle bir tutku, takıntı olarak sigara...

Demek ki “hakiki” şeyler çekiyordu onu. Meselesi olan şeyler.

***

Yüzlerce, yüzlerce kitabın kapağında onun imzası var. Sadece kitap kapağı mı, en az beş-altı yayınevinin amblem - logodan başlayarak tüm “kurumsal kimliği” onun ürünüdür.

Kitabı ve de “marka”yı gösteren ama kendi görünmeyen kahraman.

Ona en çok yakışan durum.

Tek bir örneği anmakla yetineyim: Rosa Luxemburg’un Sevgiliye Mektuplar’ı bence Türkiye’de bugüne değin yapılmış en özgün, en başaralı kitap kapak tasarımlarındandır.

***

Muhacir. Deliormanlar’dan.

Daimi gurbette.

O nedenle de dost canlısı.

Yine Lermontov’a başvurmak gerekiyor bu bahiste. Onun Dostlara şiiri tam da benim dostum için yazılmış gibidir:

Ateşli bir ruhla doğdum ben,
Severim birlikte olmayı dostlarla;
Ve geçirmek zamanı hızla,
Şişenin arkasında bazen.

Gözüm yok gürültülü bir ünde,
Yalnız aşktır ısıtan yüreğimi;
Çınlayan lirin o titrek sesi
Kanımı kaynatır bir de.

Fakat tam ortasında eğlencenin, ikide bir,
Üzülüyor, acı çekiyor ruhum;
Gürültüsünde azgın sarhoşluğun
Bir kurt yüreğimi yemektedir.


***

Evet, şiirin dili, biçim, söylemi biraz eskice, naif. Ne de olsa 19. yüzyıldan kalma. Ama söylediği hal, ruh durumu özel ve daimi.

Şu dizeler de dostumla sıkça dillendirdiğimiz Lermontov’un Düşünce şiirinden:

Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!
Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.
Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altında
Eylemsizlik içinde kocuyor.

.....

Utanç verici bir umursamazlıağımız var iyiye ve kötüye,
Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;
Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünce
Ve iğrenç tutsaklarız iktidar karşısında.

.....

Çocuklarımız horgörüyle anacaklar bizi,
Aşağsayarak anacaklar, bir yargıç ve yurttaş sertliğiyle.
Aldatılmış bir çocuğun acı alayı gibi
Savruk ve batkın babası üstüne!


***

Dostum bir bakıma Lermontov’un dizeleriyle veda etti dünyaya, bize:

Ben erken başladım, erken bitireceğim,
Ve biliyorum çok az şey başaracak olduğumu;
Ruhumu bir okyanus gibi hissetmedeyim
Kırık umutların yüküyle dolu.

Kim ulaşabilir haşin okyanusa
Gizlerine onun? Ve kim
İletecek düşüncelerimi kalabalıklara?
Ya tanrıyım ben, ya hiç kimseyim!


***

Güle güle.

 

Diğer Zeki Coşkun Makaleleri:
  1. Marx geldi, hoş geldi... - 25.09.2009
  2. Müslüm Gürses ve Brecht - 23.09.2009
  3. Vodvil, fars ya da performans - 18.09.2009
  4. Bir şehrin iki yakası - 16.09.2009
  5. En politik, en muhalif sanat?! - 11.09.2009
  6. Bir başyapıt kaça çıkar - 09.09.2009
  7. Yazı ve para - 04.09.2009
  8. Hanımın Çiftliği, yeniden - 02.09.2009
  9. Aşk, savaş ve düğün - 28.08.2009
  10. Kadın ve para - 26.08.2009
  11. Kadın kadına dönüşüm - 21.08.2009
  12. Gençlik Buluşması - 19.08.2009
  13. Bir kasaba sanatı olarak heykelcilik - 31.07.2009
  14. Âşık Veysel’in takkesi - 29.07.2009
  15. Damacana diyor, susuyorum! - 24.07.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Bir kahramanın vedası - Zeki Coşkun
03.09.2010 05:16:30