Şehre bir şenlik geldi, bir de afet... İkisi birarada.
Şenlik, fevkalade estetik. Çağdaş-güncel sanatın en parlak verimleriyle dolu. Fevkalade zengin. Her şeyiyle küresel dünyanın, zamanın, gerçekliğin ürünü. 40 ülkeden 70 sanatçıyı ve tabii ki yaratıcılıklarını ortak tema çevresinde biraraya getiriyor. Tema –
konsept- sıcak, yakıcı:
İnsan Neyle Yaşar? Haliyle salt şenlik değil bu. Salt sanat da değil.
Tarihsel, küresel, insani ve siyasal
sorumluluk projesi... “Eğlendirirken eğitme” işlevini, misyonunu üstleniyor. Zarif, zeki ve de çok renkli. Yer yer isyankâr, yer yer alaycı, ironik... Yaratıcı, öğretici ve eğlenceli...
Evet, şehre, kültür sanat dünyamıza Bienal geldi.
Biz yerlilerin yanı sıra
“kültür turistleri”ne açık. Hatta, yerliden çok turistler yönelik demek daha doğru.
***
12 eylül cumartesi başladı şenliğimiz... 8 kasıma dek sürecek. Yaklaşık iki ay.
Ve aynı gün afet geldi şehre.
Sele gitti şehrin bir yanı.
Koca koca siteleri, binaları, evleri, işyerlerini sel bastı.
Sokakları, yolları, kent içi, yurtiçi ulaşım bir yana; kıtalararası ve uluslararası ulaşım için planlanıp yapılmış otoyolları sel bastı. TIR’ları, otobüsleri, minibüsleri, otomobilleri önüne kattı götürdü sel.
33 bedeni, hayatı, insanı da alıp götürdü.
12 eylül günü büyük bir afete uğradı İstanbul.
Hayır, bu bir
doğal afet değil, hayır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.