Hem destandır haziran, hem ağıt.
Emek tarihinde Şanlı Haziran’dır 15-16 Haziran 1970’te işçiler, bir “sınıf” olarak sahneye çıkmıştır.
O tarihî günlerin edebiyattaki karşılığı için Hulki Aktunç’a bakmak gerekir.
Kurtarılmış Haziran’da tam 11 dilde yinelenir o yakıcı soru: Buraya kadar gelebilecekler mi?
Kimisi korkuyla sormaktadır, kimisi umutla, merakla, beklentiyle...
Emeğin tarihindedir haziranın destanı, şanı, kurtarılmışlığı.
***
Öteki yanıyla ağıt ve yas zamanıdır.
Boşuna yazılmadı, boşuna söylenmedi:
Haziranda Ölmek Zor! 3 Haziran 1963’te dünyaya veda eden Nâzım Hikmet’e uğurlama olarak yazmıştı o şiiri Hasan Hüseyin.
Haziranda ölmek zordur... Ve Nâzım’ın öğrencisi, hapishane arkadaşı Orhan Kemal, ustasının izinden gider; 2 Haziran 1970’te son nefesini verir.
Söz konusu şiir, bu ikinci vedayla birlikte kaleme alınır. Zamanla şairinden de, kitaptan da bağımsızlaşıp başlıbaşına slogana, deyişe dönüşür.
Haziranda ölmek zor... Bu sözün bir muhatabı daha var artık: 16 Haziran 2009’da aramızdan ayrılan Mithat Çınar.
***
Onun bütün işi, uğraşı harfler, çizgiler, renkler, desenler, görüntülerle ama öncelikle de tipografiyle; yazıylaydı.
Küresel Köy kavramının mucidi Marshall McLuhan, bu köyün –küreselleşmenin- temel harcında tipografinin olduğunu söyler. 1962 tarihli kitabı
Gutenberg Galaksisi, altbaşlığıyla söylenirse
Tipografik İnsanın Oluşumu’nu konu alır. (Yapı Kredi Yayınları, çev: Gül Çağalı Güven)
Küresel köy, Gutenberg Galaksisi’nin ürünüdür, evet ama o galaksinin oluşumu da matbaadan çok çok önceye; Yunanlılarla birlikte ortaya çıkan fonetik alfabeye dayanır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.