Çocukluğumda çizgi roman okumak suçtu!
Resmen değil tabii; kültürel, eğitsel yönden “suç” ve fiili yasak!
Anneler, babalar, büyükler, öğretmenler hoş gözle bakmazdı çizgi romana. Onunla zaman geçirmek, haytalık, haylazlıktı: Bir çocuğun, öğrencinin asli görevi ders çalışmak, ilim-irfan öğrenmektir. Kitap onun için okunur. Roman, hele çizgi roman, kitaptan sayılmaz. Yanlış ve kötü kitaptır.
Öte yandan o sıralar –1970’lerin ilk yarısı- çizgi roman, Türkiye’de galiba altın çağını yaşıyordu.
Bir kere 1950’den beri
Doğan Kardeş dergisiyle tanışılan Tenten’in yanına İtalyan kanalından “kovboy” takımı giriyordu: Tom Miks, Teksas, birer çizgi roman kahramanı ya da kitap adı olmaktan çıkmış, doğrudan doğruya türün –çizgi romanın- kendisini ifade eder olmuştu. Jilet, Selpak vb. örneklerde olduğu gibi!
Romantik genç kızlar, kadınlar için yine İtalyan yapımı Cep Foto Roman’larını Türkiye’ye getiren Ceylan Yayınları, ergen-genç erkeklerin “avantür” tutkusunu da
Tom Miks,
Teksas,
Kaptan Swing takımıyla yanıtlıyordu.
Ceylan’ın bu yayıncılık başarısı başka girişimcileri de harekete geçiriyordu. Zamanla sektörün liderliğini eline geçirecek olan Tay Yayınları,
Baltalı İlah Zagor ve her an kılıktan kılığa giren binbir surat
Tom Braks’la karşılık veriyordu. Onları
Kızıl Maske,
Mandrake,
Mister No vd. izleyecektir.
Genişleyen pazarla birlikte yerli çizgi kahramanlar da rüştünü ispat ediyor, gazetelerdeki tefrika yayınların ardından bağımsız, fasikül dergi haline geliyordu. Yine Tay Yayınları’ndan çıkan
Karaoğlan bunların başında gelir.
Suat Yalaz’ın Karaoğlan’ına karşılık
Hürriyet’te Sezgin Burak’ın yarattığı Tarkan sahneye çıkmıştı... Altaylar’dan Orta Asya steplerinden gelen bu yiğitlerin ardından daha yakın döneme gelinecek,
Günaydın gazetesinde Fatih’in Fedaisi Kara Murat doğacaktı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.