En klasik polis tekniği şunu söyler:
Kadını ve parayı takip et, suçluya ulaşırsın! Bu formüle göre; cinayet, hırsızlık, yolsuzluk vb “suç”ların temelindeki saikler (nedenler, etkenler) aynı zamanda o suç/eylem sonucunda ortaya çıkan değişimi, suç konusu eylemle elde edilenin ortaya çıktığı aktörleri de ortaya koyar.
Suçun ve suçlunun erkek olduğu gerçekliğinden hareket eden klasik polis formülü, erkeğin, iki temel tutkusunu ve zaafını da işaret ediyor.
Aynı formül başka bir yönden de geçerlidir.
Kadın - erkek ilişkisinin, paranın (sahiplerinin) ve kullanım biçimlerinin izini sürdüğümüzde, hem toplumsal hem kişisel –bireysel gelişmişlik düzeyini de görebiliriz.
Kısaca, kadın ve paranın izi sürdüğümüzde, “uygarlık” denen şeyin haldeki durumunu görebiliriz.
***
Bu yönden bakıldığında bütün o küreselleşme, özgürleşme, bireyselleşme söylemlerine karşın, 21. yüzyılın pek de parlak görüntüler vermediği ortada.
Para bahsini bir tarafa bırakılım şimdilik. Kriz var...
Pek üzerinde durulmayan kadınların durumu ise, parada – ekonomide yaşanan krizden hiç de farklı değil. Hatta daha ciddi, daha derin, daha dramatik.
Birleşmiş Milletler verilerine dayanan birkaç gösterge:
• Yılda
beş bin kadın namus cinayetine kurban gidiyor.
Tahmin edileceği üzere, İslam ülkeleri başta geliyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.