1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 08 Şubat 2012 Çarşamba 19:39
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Zeki Coşkun İŞARET FİŞEĞİ 18.03.2009
Zeki Coşkun
Madame Bovary’nin kızları
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları Zeki Coşkun - Madame Bovary’nin kızları
Zeki Coşkun köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Gazetelere bakan Kerinçsiz takımı, Orhan Pamuk için, “işte, adam Türk olmadığını, aslını itiraf etti nihayet” diye düşünmüştür herhalde.

Adam alenen, kendi ağzıyla söylüyor: Monsieur Flaubert benim!

Demek ki Orhan Pamuk onun kod adıymış, kendisi bir “mösyö” imiş!

***

Rouen Üniversitesi Pamuk’a fahri doktora unvanı veriyor. Üniversite’nin bulunduğu ve adını taşıdığı kent, 19. yüzyılın büyük yazarı Gustave Flaubert’in doğduğu, yaşadığı yer.

Flaubert 19. yüzyıldan 20. yüzyıla, çağa damgasını vuran, dahası tıpkı Don Kişot gibi romandan, kitaptan ve yazarından bağımsızlaşıp özel kimlik haline gelen Madame Bovary’nin yazarı. Roman 1856’da Revu de Paris’de tefrika edilmiş, ertesi yıl kitap olarak yayımlandığındaysa kıyametler kopmuş. “Ahlaksızlık-sapkınlık” eseri olarak suçlanmış, yargılanmış...

O iffet, “namus celladı kadın”ın kim olduğu sorulduğunda, “Madame Bovary benim” demişti Flaubert... Şimdi ondan 150 yıl kadar sonra Nobel ödüllü bir Türk yazarı o sözü yineleyerek, kendisinin Flaubert olduğunu söylüyor.

***

Pamuk’un doktora kabul konuşmasının tam metni Milliyet’te yayımlandı. Orada da görüleceği gibi, “Monsieur Flaubert benim” derken yazarın Madame Bovary tartışmalarındaki tavrına gönderme yapmakla kalmıyor... Doğrudan kendisiyle, kendi yazarlık anlayışı, tavrı, süreciyle Flaubert arasında bağlantı kuruyor. Dahası ona özendiğini söylüyor.

Arkadaşı –daha sonra editörü de olacak- Maxime Du Camp’la Ortadoğu turu dönüşü Ekim 1850’de İstanbul’da konaklayan Flaubert’in annesiyle buradan mektuplaşmasını anıyor Pamuk.

O sıralarda 30 yaş eşiğindeki Flaubert’in mektubundaki şu satırlarda kendisinin aynı yaşlardaki gerçekliği, düşünceleri arasında bire bir koşutluk kuruyor: “Dünya, gelecek, insanların ne diyeceği, kurulu bir düzeni olmak, hatta geçmişte hayalini kurarak pek çok gecemi uykusuz geçirdiğim edebi ün bile artık umurumda değil.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Zeki Coşkun Makaleleri:
  1. Marx geldi, hoş geldi... - 25.09.2009
  2. Müslüm Gürses ve Brecht - 23.09.2009
  3. Vodvil, fars ya da performans - 18.09.2009
  4. Bir şehrin iki yakası - 16.09.2009
  5. En politik, en muhalif sanat?! - 11.09.2009
  6. Bir başyapıt kaça çıkar - 09.09.2009
  7. Yazı ve para - 04.09.2009
  8. Hanımın Çiftliği, yeniden - 02.09.2009
  9. Aşk, savaş ve düğün - 28.08.2009
  10. Kadın ve para - 26.08.2009
  11. Kadın kadına dönüşüm - 21.08.2009
  12. Gençlik Buluşması - 19.08.2009
  13. Bir kasaba sanatı olarak heykelcilik - 31.07.2009
  14. Âşık Veysel’in takkesi - 29.07.2009
  15. Damacana diyor, susuyorum! - 24.07.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Atatürk kendi medyasını kurdu
  İtişmek bizim prensibimiz değil
  Eleştiriler canını sıktı
  Lavrov: Esad söz verdi şiddet bitecek
  Baros’a 3, Quaresma’ya 2 maç ceza geldi
  Ferhat’ın sözleşmesi üç yıl uzatıldı
  2011 yılın en iyileri onlar
  Samsunspor bu sefer ucuz atlattı
  Potada derbi heyecanı bu gece
  Anonymous Esad’a sızdı
  Orlando uzatmada mağlup oldu
  Kendine Müslüman diyen firavunlar
  Kobe Bryant, O’Neal’ı geçti
  “Nuri’nin geleceği yok”
  “Elektronik gol” aleti deneniyor

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 08.02.2012
Ortadoğu
YA DA
Yasemin Çongar - 08.02.2012
Suriye’de Rus planı ve askerî seçenek
PAZARTESİ KONUŞMALARI
Neşe Düzel - 08.02.2012
Taha Akyol: Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 08.02.2012
En samimiyetsiz iddia : ‘yersiz’ ve ‘zamansız’
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 08.02.2012
-
AÇILIM
Emre Uslu - 08.02.2012
-
MEO VOTO
Mithat Sancar - 08.02.2012
AKP: Hangi tarz-ı siyaset
SOLDUYU
Roni Margulies - 08.02.2012
Yehova ve Enkidu
TELESİYEJ
Telesiyej - 08.02.2012
Kapalı kapılar ardında konuşmayın sakın ve yaşasın tam demokratik Türk aileleri!
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 08.02.2012
Hiç play-off’a girenle girmeyen bir olur mu!
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 08.02.2012
Piyasalar hâlâ ‘Ocak’ havasında
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 08.02.2012
Ali Artun’un Sanat Tarihi başöğretmeni olarak portresi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 08.02.2012
Sürecin asıl kaybedeni Bursaspor ve Anadolu futboludur!
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 08.02.2012
Biip RTÜK!..
İMZA
Kerem Altan - 08.02.2012
Etkisiz tepki
ŞARZÖR
Ayça Şen - 08.02.2012
Tin ve tiner işleri
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Zeki Coşkun - "Madame Bovary’nin kızları" başlıklı köşe yazısı
08.02.2012 19:39:49